Dil ve Konuşma Bozuklukları

Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Bilgiler

Kekemeliğin kesin bir tedavisi var mıdır?

kekemelik son

Tedavi derken ne anlatılıyor?

    Toplum içinde kekemeliğin bir tedavisinin olup olmadığı sıklıkla merak edilen bir konudur. Kekemeliğe kesin bir çözüm vadeden pek çok kurumun (‘’15 Günde Kekemeliğe Son!’’ benzeri sloganlarla) reklam yaptığı günümüzde, bu sorunun sorulması, elbette ki çok doğaldır. Ancak ne yazık ki, kekemeliğin evrensel bir tedavisinin olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamakta. Başka bir deyişle herkes için işe yarayacak, sihirli bir kekemelik ilacı gibi işlev görecek bir yaklaşım mevcut değil. Kekemeliğin sebebinin tam olarak ne olduğunun yanıtlanamamış olması gerçeği de düşünüldüğünde, bu durum hiç de şaşırtıcı değil aslında. Pek çok uzman, kekemeliğe fizyolojik, nörolojik, psikolojik ve çevresel etmenlerin bir kombinasyonundan kaynaklandığı konusunda görüş birliğindeler. Ancak bu etmenlerin kesin olarak nasıl bir arada çalıştığı bilinmemektedir. Bilinen durum, bu kombinasyonların etkilerinin kişiden kişiye göre değişiklik gösterdiğidir.

    Net olan, kekemeliğin herkesi farklı biçimde etkileyen birçok karakteristik özellik taşıyan kompleks bir durum olduğudur. Dışarıdan bakıldığında kekeleyen iki birey benzer gelse de, bu kişilerin kekemeliğine yol açan faktörler, kekemeliğe karşı gösterdikleri reaksiyonlar (hem fiziksel, hem duygusal olarak) oldukça farklıdır. Bu sebepler çok kişiseldir ve herhangi bir terapi sürecinde, bireysel ihtiyaçların göz önünde bulundurulmasını gerektirir.

      Ayrıca kekemeliği olan kişilerin fayda gördüğü pek çok teknik bulunmakla beraber, bunlar terapideki pratiklerin sürdürülmesiyle etkili olabilmektedir. Bu teknikler, bir uzman tarafından uygulanan, herkes için, her durumda işe yarayacak bir tedavi ile aynı anlama gelmez. Kekemeliği tedavi ettiğini iddia eden kişilerin çabasını anlamakla beraber, bu iddiaların yanıltıcı olduğunu düşünüyoruz. İngiliz Kekemelik Birliği (British Stammering Association) olarak sizlere bu tür iddialara karşı temkinli yaklaşmanızı tavsiye ediyoruz.

       Farklı Yaş Gruplarında Kekemelik

Yetişkinler ve Gençler

       Eğer daha küçük yaşlarınızda terapi deneyiminiz olduysa ve umduğunuz kadar akıcı bir seviyede konuşmayı sürdüremediyseniz, yukarıda bahsedildiği gibi, kekemeliğin kesin tedavisine dair bir arayışınız sürüyor olabilir. Bu durumda sizlere tavsiyemiz, terapi sürecini tekrar denemeniz olur. Çünkü terapi yaklaşımları da düzenli olarak gelişiyor, güncelleniyor. Siz de zaman içerisinde değişmiş olabilirsiniz, durumları ele alışınız, tavsiyelere olan tutumunuz da değişmiş olabilir. Bir dil ve konuşma terapisti size kesin bir tedavi sağlamaz ancak bilinçli olarak terapistiyle işbirliği yapan pek çok kişi, daha rahat konuşmak, daha iyi birer iletişimci olmak adına, sürdürülebilir bir biçimde ilerleme sağlamaktadır.

  Dil ve konuşma terapisinin sunduğunun dışında, başka nelerden fayda sağlanabileceğine dair bir arayışınız olabilir. Bu tabi ki sizlerin, kişisel kararınızdır. Ancak lütfen tercihlerinizi bilinçli yapınız. Kekemeliğe kesin çözüm iddiasıyla bir kursa ya da terapiye gittiğinizde de, kısa bir süre için akıcı konuştuğunuzu gözlemleyebilirsiniz. Ancak uzun vadede akıcılığın sürdürülebilir olması için, bu tekniklerin evde, işte her yerde, her gün pratik edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde, bu süreç için ayırdığınız, bütçeniz ve zamanınız boşa gidebilir. Size bu tür kurslarda, tedavi adı altında sunulan pek çok teknikten, dil ve konuşma terapistleri de haberdardır. Onlardan bilgi alabilirsiniz.

Okul Çağı Çocukları

    Çocuğunuzun kekelemesi, duruma dair farkındalığı, özgüveninin düşmesi, arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalması gibi sebeplerden dolayı, siz ebeveynler için tabi ki endişe vericidir. Karşılığı ne olursa olsun, ‘çocuğunuza yardımcı olacak’ her çareyi gözden geçirmek isteyebilirsiniz. Ancak bir kesin tedavi beklentisi,  daha büyük zorluklara; çabanız umduğunuz sonucu karşılamadığında, hem sizler hem de çocuğunuz için başarısızlık hislerine yol açacaktır. Bu tür olumsuz deneyimler, gelecekte işe yarayabilecek bir yaklaşımı denemekten sizleri alıkoyabilir.

Kekemeliğe kesin tedavi vadeden kurumlar, genelde yetişkin ve gençleri hedeflemektedir. Ancak bazıları, çalışmalarına küçük çocukları da dahil edebilmektedir. Siz ailelere, bu durumlara karşı temkinli yaklaşmanızı, bu tür kurumların yerine kekemelikle ilgili deneyimi olan, bu alanda eğitim görmüş bir dil ve konuşma terapistinden yardım almanızı tavsiye ediyoruz. Kekemeliği olan okul çağı çocuklarında en önemli konu, kendisiyle barışık ve özgüvenli bireyler olabilmelerini sağlamaktır.

Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklar

     Dil ve konuşma terapisinin başarı oranı, beş yaş ve altındaki çocuklar için oldukça yüksektir. Terapistler fizyolojik etmenler ve ebeveyn çocuk etkileşimi dahil, pek çok faktörü inceleyen değerlendirmeler yaparlar. Duruma göre çocuğunuzla direk ya da dolaylı olarak çalışmayı seçebilirler. Bu yaş grubundaki çocukların çoğunluğu, kekemeliğin tekrarlaması durumu görülmeksizin, bu yaklaşımlardan fayda görebilirler.. Ancak, yine de bu yaklaşımlar için, bir tedavi demek uygun olmaz. Çünkü beş yaş altındaki çocukların bir kısmının, kekemelik süreci geçicidir. Bu  çocukların, erken dönemdeki kekemelikleri, kalıcı bir akıcısızlık problemine dönüşmeden, zamanında uygun biçimde desteklendiğini söylemek daha uygundur.

Genel Öneriler

Bir terapi sürecine başlamadan önce aşağıdaki soruların yanıtlarını araştırmanızı öneriyoruz.

  • Uygulamayı sürdürecek kişi, gerçekten bir dil ve konuşma terapisti mi? Akredite kurumlarda eğitim görmüş mü? (http://www.dktd.org/tr/members/lists.html adresinden, ülkemizdeki dil ve konuşma terapistlerinin listesine ulaşabilirsiniz.) (Zaman zaman dil ve konuşma terapisti olamamasına rağmen, bu alanda çalışan kişilerle karşılaşabilirsiniz, ancak hatırlatmakta yarar var: Bu tür kişilerle çalıştığınızda, yapılan uygulamadan sizin ya da çocuğunuzun fiziksel veya psikolojik olarak olumsuz etkilenmesi durumunda ulaşabileceğiniz, şikayette bulunabileceğiniz profesyonel bir mercii bulunmamaktadır.)
  • Uygulamayı yapan kişi, temel olarak, yalnızca onun kendi kekemelik geçmişinde ona yardımcı olan yaklaşımı mı öneriyor? (Unutmayın ki, kekemeliğin bireysel etkilere sahip doğası gereği, bir kişiye yardımcı olan yaklaşım, başka bir kişide aynı etkileri göstermeyebilir.)
  • Uzun vadeli akıcılık sağlamak için, terapi sonrasında, bir kontrol süreci öneriliyor mu? (Kekemeliğin bir zaman sonra tekrarlaması gözlenebilen bir durumdur. Yeniden desteğe ya da terapistinizin danışmanlığına ihtiyaç duyabilirsiniz. Terapi süreci bittikten sonra da, danışanların takip edilmesi önemlidir.)

British Stammering Association, April 2006

https://www.stammering.org/help-information/topics/therapy-treatment/there-cure-stammering

 

Çeviren: Uzm. DKT Gizem Şengün

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 7 Şubat 2019 by .
Psychology Job & Internship Opportunities

For Undergraduate Students and Recent Graduates Seeking Full-Time or Summer Employment

Jill Kuzma's SLP Social & Emotional Skill Sharing Site

Ideas for Educators Supporting Social/Emotional Language Skills

Developmental Phonological Disorders

Integrating academic, clinical and research perspectives to improve speech therapy practice

boğaçhan dündaralp

basılı ve dijital medya arşivi “Düşünülen, yazılan, konuşulan, tartışılan, paylaşılan, yayınlanan, yayınlanmayan... mimarlık bilgimizin alanını genişletmek için kullandığımız, biriktirdiğimiz konuları içeren bu medya arşivini elimizin altında olsun, kolay ulaşabilelim ve yeniden paylaşabilelim isteği ile bu mekanda bir araya getiriyoruz.”

Hanna B. SLP

Musings from the world of self-regulation and social communication

Writing, Momming, Living

Embracing the mess that motherhood can be.

speechandlanguagelady

Just another WordPress.com site

Auditory Verbal Therapy

Elizabeth Rosenzweig PhD CCC-SLP LSLS Cert. AVT

Ege'nin Annesiyim

Dünyanın en tatlı çocuğuna....varlığın bize en büyük armağan

Dil ve Konuşma Bozuklukları

Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Bilgiler

Dil ve Konuşma Terapisi Üzerine Her Şey

www.dkt101.com adresine taşındık!

%d blogcu bunu beğendi: